rakımasası-mazeret restaurant

Büyük şişeyi aldınız, mezeler tamam, geriye sadece rakı masası nasıl hazırlanır sorusunu yanıtlamak kaldı. Birçok insanın aklına zaman zaman gelen rakı sofrası için zaman, sebep, insan lazımdır. Bu maddeler üzerine biraz düşünelim.

Zaman; güneş batımında akşamüzeri içilir, eskiler “vakt-i kerahat geldi” derlermiş.

Sebep; sohbettir. Unutmamak gerekir ki “Rakının birinci mezesi muhabbettir.

İnsan; Rakı masası, sohbet adabını ve içmesini bilen, saygılı kişilerden oluşur.

Rakı masasının olmazsa olmazları nelerdir?

rakı sofrası-mazeret restaurant

Rakı sofrasında (çilingir sofrası) sıcak yemek olmaz. Ama ara sıcaklar gelir.

Rakının yanına acılı ezme, patlıcan salatası, ince ince kıyılmış kırmızı biber, süzme yoğurt, beyaz peynir gibi rakı mezelerinin miktarı az, çeşidi çoktur.

Rakı bir akşam yemeği içkisi değildir. Sadece meze ile ve sohbet eşliğinde yavaş yavaş içilir. Kokteylde – gece içilmez. Gündüz aklına esince öğle yemeğinde de içilmez. Hiçbir ana yemekle içilen bir içki değildir.

Rakı içilirken çalan müzik, oynak havalar değil, ağır alaturka – fasıl olur. Sofradakiler şarkılara katılabilir, ama daha çok dinlerler.

Rakıya başlamadan önce evvela, çırpılmış yoğurttan yapılan, sulandırılmamış cacık içilir. Bunun sebebi, rakının keskin alkolünün mideye dokunmasını önlemek ve mideyi korumaktır.

Cacık sarımsaksız ve bol zeytinyağlı olur. Salatalığı el ile küçük parçalanmış olacak (asla rendelenmeyecek) aslında bıçakla küçük küçük kestiğimiz gibi de yapılabilir.

Rakı Kadehi ve Ölçeği

rakı masası

Bardağı özel rakı bardağıdır. Şimdilerde görülen ve yanlış bilinen limonata bardağı değil, normal bir su bardağı boyunda, dar ve aşağı doğru daralan bir bardaktır.

Ölçüsü; Bir rakı sofrasında kişi başı 2 duble içilir. Enlemesine 2 parmak = 1 duble eder. Bu miktar sohbetle içen adamı ne çarpar ne rahatsız eder.

Usulü şudur: Rakı da suyu da soğutulmuş olur. Önce rakı, sonra su konur. İsteniyorsa sonradan buz konur. Önce buz konursa anasonun kokusu kaçar, rengi güzel beyaz olarak dağılmaz, dengesi bozulur.

Rakı içilirken ağza alınıp yutulmadan veya hemen ardından su içilmez. Ağzı yanan adam o sofraya ya hiç oturmaz, ya da içmesini biliyorum dememelidir!

Mezeler

Onlarca çeşit meze içerisinden istediğinizi seçmek tamamen damak zevkinize bağlıdır. Rakı ile diğerlerinden daha iyi giden bir meze yoktur.

Mezeler çok küçük tabaklarda, çay tabağının biraz büyüğü boyuta, genelde kayık tabaklarda azar azar sunulur.

Zeytinyağlı fasulye pilakisi, Lakerda, Çiroz salatası, Midye dolması, Beyaz peynir, küçük zeytinyağlı dolmalar çeşitlerin sadece bazılarıdır.

Sofradaki mezeler tazelenmez, yerine yeni çeşitler gelir. Örneğin fava gider, yeni kızarmış muska veya sigara böreği gelebilir. “Bu güzelmiş daha getir” demek ayıptır.

Sofra Adabı

Rakı servisini yapan kişiye Sakî denir, ki sofranın en gencidir.

Sofranın en yaşlısı bardağını kaldırmadan diğer kadehler kıpırdamaz. Aksi, sofraya ve oradaki büyüğe saygısızlıktır.

Kadehler tokuştururken de iki kişiden en yaşlısının kadehinin altına tokuşturulur.

İçki daima sofradakilerin kadehlerine eşit gelecek şekilde paylaştırılır.

Sofradan kalkılacağı zaman kadehlerde azıcık bir içki kalıntısı bırakılır. Sonuna kadar içilmez ve rakı asla fondip yapılmaz. Ayıptır.

Rakı; ağız doldurarak büyük değil ufak yudumlarla içilir. Kadeh ağza değdiği her seferinde bir küçük yudum alınır.

“Şerefe” denildikten veya kadeh kaldırıldıktan sonra kadehten bir yudum içmeden sofraya konmaz. Kadehten içmeden sofraya koymak, sözsüz bir protesto veya hakaret olarak kabul edilir. Sofranın havası kaçar. Bu, sadece rakıya has değil tüm içkili sofralar için geçerlidir. Unutmamak gerekir.

Sohbet

Kahkahalarla, ağız dolusu gülünmez. Çok can sıkıcı ve acıklı konular konuşulmaz. Dedikodu yapılmaz.

Felsefe – müzik – edebiyat ve güncel konular konuşulur. Çok politik konuşulup memleket kurtarmak hoş görülmez. Bir dinlenme ve hoş zaman geçirme yeridir rakı sofrası. Bu sofralarda “iki tek atalım” tabiri gerçek anlamında kullanılır.

Sofradan en yaşlı kalkmadan kalkmak –çok mecbur olmadıkça- ayıptır. Sofra terk edilmez. Kalkılacaksa sofranın en yaşlısından izin istenir.

Türklerde rakı sofrası Japonların çay seremonisine benzetilebilir. Sarf edilen sözler, yapılacak hareketlerin anlamı, sofra sahibini onurlandırmak, nezaket, hiyerarşi ve karşılıklı saygı göstermek ikisinde de ortaktır.

Muhteşem mezeler ve keyifli ortamıyla Mazeret’e rezervasyon yaptırmak için ilgili bölümü ziyaret edin.